ABD’nin Enerji Güvenliği Stratejisini Yenileme Zamanı

ABD, uzun vadede enerjide kendine yetebilir hale gelecek politika enstrümanlarını ve teknolojileri geçtiğimiz 10 yılda devreye soktu. ABD’nin petrol ve gazda dışa bağımlılığı büyük ölçüde azaldı. Fakat enerji güvenliği konusunda hala bazı zorluklar mevcut. ABD Enerji Bakanlığı’nın verilerine göre, ABD’nin 1952 yılından bu yana ilk defa 2019 yılında ürettiği enerji tükettiği enerjiden fazla oldu. ABD’nin enerji portföyünde tükettiği petrol oranı 1977’de %48 iken bu oran 2019’da %39’a düştü. ABD’nin enerji üretim maliyeti 1980’den bu yana %50 azaldı. ABD 2019 yılında net petrol ve gaz ihracatçısı konumuna geldi. 2019 yılında ABD günlük 9 milyon varil ham petrol üretti. ABD, 2019 yılında dünyada üretilen petrolün %18’ini, gazın %23’ünü tek başına üretti.

2019 yılında Suudi Arabistan’da petrol kuyularına yapılan saldırılar en çok arz kesintisini yaratmış terör olayları olarak kayıtlara geçti. Saldırı sonrası, Suudi Arabistan günlük 6 milyon varil petrol üretimini durdurdu. Venezuela, İran, Libya, Suriye ve Yemen’deki arz kesintileri küresel piyasaları ciddi manada etkiledi. ABD’de meydana gelen kasırga ve doğa olayları, ABD’de petrol ve gaz üretimini aksattı. Petrol ve gaz piyasalarındaki olası arz kesintileri hala küresel ekonomi için de ABD’nin enerji güvenliği için de ciddi tehdit oluşturuyor. Dünyada üretilen gazın %25’i uluslararası ticarette alınıp satılıyor. Olası bir tedarik sıkıntısı bütün dünya ekonomisini hala ciddi manada sekteye uğratabilecek potansiyele sahip.

Bunların ötesinde, Çin, nadir madenlerin birçoğunda küresel lider konumunda bulunuyor ve ABD birçok nadir madende Çin ve diğer dış dünyaya bağımlı konumda. ABD hala, elektrikli araçların bataryaları, güneş panelleri ve rüzgar türbinlerinde dışa bağımlı durumda. Elektrikli araç bataryaları için hayati olan kobaltın %65’ten fazlası Kongo’da üretiliyor ve Afrika’daki istikrarsızlık bu durumu çok sıkıntılı hale getiriyor.

ABD, hala çok ciddi miktarda güneş panelleri ve rüzgar türbinleri ithal ediyor. ABD’nin enerji güvenliği hala doğa olayları, fırtınalar, siber tehditlere açık vaziyette. ABD, fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçişi ve enerji dönüşümünü yönlendirebilir fakat bunu yaparken tedarik zincirini, altyapı çalışmalarını ve diğer müttefik ülkelerle iş birliğini öncelikli hale getirmelidir. Soğuk Savaş döneminde petrol güvenliğini temin ettiği stratejik noktalardaki tecrübesiyle yeni dönemde de enerji güvenliğini daha yüksek seviyeye çıkarmalıdır.

Kaynak: “Time to Update America’s Energy Security Programs”, Baker Institute

İndirmek için tıklayın

X