Kuraklık Hidroelektrik Santrallerdeki Elektrik Üretimini Düşürerek Temiz Enerjiye Geçiş İçin Risk Oluşturuyor

Şiddetli kuraklıklar, dünyanın çeşitli ülkelerinde sıfır emisyonlu hidroelektrik üretimi için hayati önem taşıyan nehirleri ve rezervuarları kurutuyor ve bazı hükümetlerin fosil yakıtlara daha fazla bel bağlamasına yol açıyor.

İklim değişikliğinin daha düzensiz hava koşullarını tetiklemesinden ve su erişimini daha az güvenilir hale getirmesinden dolayı Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Brezilya gibi yerlerde hidroelektrik üretimiyle ilgili ortaya çıkan sorunlar, endüstri için uzun vadeli olacak gibi görünüyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, hidroelektrik dünyanın en büyük temiz enerji kaynağıdır ve dünya elektrik üretiminin yaklaşık %16’sını oluşturmaktadır.

Bu yıl, iklim kaynaklı kuraklıklar, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya gibi ülkelerde hidroelektrik santrallerdeki üretimde yıllardır görülmemiş en büyük kesintileri tetikledi. Başka yerlerde de aynı sorun yaşanmaktadır. Örneğin, Malavi’de geçen yıl, mega fırtınalardan kaynaklanan sel ve enkaz, iki elektrik santralini devre dışı kalmaya zorladı ve IEA’ya göre hidroelektrik kapasitesini 320 megawatt’tan (MW) 50 MW’a kadar düşürdü. Reuters’in şebeke operatörleri ve düzenleyicilerle yaptığı röportajlara göre, bu etkiler, elektrik şebekesi operatörlerini, genellikle doğal gaz veya kömürle çalışan termik santrallere daha fazla güvenmeye ve işletmelerdeki kesintileri önlemek için elektrik kullanımının kısılmasını istemeye kadar zorladı.

Las Vegas’taki Nevada Üniversitesi’nde Araştırma Profesörü olan Kristen Averyt, “Hidroelektrikten bahsettiğimizde, gerçekten elektriği elde etmek için yeterli suyumuz olmalıdır.” dedi.

Kaliforniya’da, 1967’de inşa edildiğinden bu yana ilk kez düşük su seviyeleri nedeniyle Oroville Gölü’ndeki 750 MW’lık bir hidroelektrik santrali kapatıldı.

Nevada ve Arizona sınırındaki Colorado Nehri üzerindeki 2.000 MW’lık devasa Hoover Barajı’ndaki üretimin de geçen ay yaklaşık %25 oranında düştüğü belirtiliyor.

Kısmen düşük hidroelektrik üretiminden kaynaklanan Kaliforniya’daki arz sıkıntısı, Vali Gavin Newsom’un 30 Temmuz’da endüstriyel elektrik tüketicilerinin daha fazla sera gazı yayan dizel jeneratörler ve motorlarla çalışmasına izin veren bir talimat yayınlamasına neden oldu. Talimat ayrıca limandaki gemilerin şebekeye bağlanmak yerine dizel jeneratörleri kullanmasına izin verdi ve doğal gaz tesislerinin elektrik üretmek için kullanabileceği yakıt miktarı üzerindeki kısıtlamaları da kaldırdı. Çevreciler, Kaliforniya’daki hava kalitesini kötüleştireceğini ve eyaletin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını baltalayacağını söyleyerek hareketi eleştirdiler.

ABD Enerji Bakanlığı’nda hidroelektrik araştırma direktörü Tim Welch, bölümün barajların yağışlı dönemlerde suyu daha verimli bir şekilde depolayabilmesinin ve böylece kuraklık sırasında kullanılmak üzere ayrılabilmesinin yollarını araştırdığını söyledi.

Welch, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hidroelektrik santrallerin toplam enerji üretiminin yaklaşık %7’sini oluşturan yaklaşık 80 gigawatt (GW) enerji üretme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

Brezilya’nın Madenler ve Enerji Bakanı, hidroelektrik kaynakların %61 ile en büyük elektrik kaynağı olduğu ülkede kuraklığın, son zamanlarda hidroelektrik santral barajlarına su akışını 91 yılın en düşük seviyesine indirdiğini söyledi. Hidroelektrik üretimindeki düşüşü dengelemek için ülke, sera gazı emisyonlarını artıracak olan çoğunlukla doğal gazla çalışan termik santralleri etkinleştirmeye çalışıyor.

Hükümetin afet izleme merkezinde iklim uzmanı olan José Marengo, mevcut kuraklık gibi şiddetli hava olaylarının iklim değişikliğiyle birlikte giderek daha sık hale geleceğini ve Brezilyalıların su konusundaki tutumlarını değiştirmeleri gerekeceğini söyledi.

Marengo, “İnsanlar her zaman suyun sınırsız olduğunu düşündüler ama aslında öyle değil” dedi.

Resmi verilere göre, Çin’in Yunnan eyaletinde geçen yıl yaşanan kuraklık, 2020’nin ilk beş ayında hidroelektrik üretimini yaklaşık %30 oranında azalttı. Bu yılki üretim, yaklaşık %10 oranında düşmüş durumda.

Yunnan, genellikle Çin’in toplam hidroelektrik üretiminin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor ve eyalet, çalışması için çok büyük miktarda enerji gerektiren birkaç alüminyum eritme işletmesine ev sahipliği yapıyor. Kuraklık etkili üretimdeki azalma bu yılın başlarında metal üreticilerinin elektrik kullanımını kısıtlamasına neden oldu.

Kuraklık nedeniyle hidroelektrik santrallerdeki üretim düşüklüğü daha fazla aksamaya sebep olacak gibi görünüyor.

Kaynak: “Droughts Shrink Hydropower, Pose Risk To Global Push To Clean Energy”, Reuters

İndirmek için tıklayın

X