Neden ABD Temiz Enerji Finansmanı Konusunda Çin ile Rekabet Etmelidir? Raporu

ÖZET

Çin, küresel enerji finansmanı konusunda tartışmasız lider konumunda. Fakat Çin’in dünya genelindeki enerji yatırımlarının çok büyük bir kısmı fosil yakıtlara aktarılmış durumda. Çin bu yatırımlarının çok büyük bir kısmını gelişmekte olan ülkelere yapıyor. Gelişmekte olan ülkeler, Çin’in sağladığı makul şartlardaki finansmanı kullanarak, altyapı, sanayi, taşımacılık sektörlerini geliştirmeyi hedefliyorlar. 2021 yılında ABD, az gelişmiş ülkelerde düşük karbon teknolojilerini geliştirmek için 2 milyar$ hibede bulunacak. ABD, Biden Yönetimi ile beraber düşük karbon teknolojilerine daha fazla yatırım yapmayı, temiz enerjiye yönelmeyi ve 2015 Paris Anlaşması’na tekrar dahil olup iklim değişimi ile ciddi bir şekilde mücadele etmeyi planlıyor.

Çin, gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıt ağırlıklı enerji yatırımlarına düşük faizli krediler veriyor, bu durum Çin için küresel bir yumuşak güç ve o ülkelerde prestij yaratıyor, uluslararası arenada Çin’in elini güçlendiriyor. ABD, gelişmekte olan ülkelerin düşük karbonlu enerji projelerine, yenilenebilir enerji yatırımlarına daha uygun krediler temin ederek küresel enerji finansmanında Çin’le rekabet etmelidir. ABD’nin küresel olarak uygulayacağı, yenilenebilir enerji projelerine düşük faizli krediler, hem temiz enerjiye geçişi teşvik edecek hem de ABD’nin küresel enerji piyasalarındaki konumunu güçlendirecektir.

Çin Kalkınma Bankası (CDB) ve Çin İhracat-İthalat Bankası (EXIM) 2007’den 2016’ya kadar Çin dışındaki bütün dünyaya 196,7 milyar$ enerji finansman kredisi sağladı. Bu 2 Çinli bankanın sağladığı enerji kredileri bütün Batılı finans kuruluşlarının Batı dışı dünyaya sağladığı toplam enerji yatırımı kredilerinden daha fazla. Çin, 2010-2016 döneminde, enerji sektörüne doğrudan yabancı yatırımlar konusunda dünyada dördüncü sıraya gelmiş olsa da bugün Çin, elektrik üretiminde doğrudan yabancı yatırımlar konusunda dünya lideri konumuna geldi.

CDB ve EXIM’in finanse ettiği küresel enerji projelerinin %75’ten fazlası fosil yakıtlara harcandı. Çin’in 2010-2018 döneminde, sağladığı enerji finansmanının %45’i kömür yatırımlarına gitti. Aynı dönemde bu iki Çinli bankanın yenilenebilir enerji yatırımlarına ayırdığı toplam finansman %2,6 oranında kaldı. 2014-2017 döneminde finansmanı onaylanan projelerin %72’si fosil yakıt projeleri oldu. Boston Üniversitesi Küresel Kalkınma Politikaları Merkezi’nin araştırmalarına göre, Çin’in dünya genelinde yaptığı veya finanse ettiği fosil enerji yatırımları yıllık 314 milyon ton karbon salımına sebep oluyor ki bu oran küresel karbon emisyonlarının %3,4’üne tekabül ediyor. Öte yandan dünyanın muhtemel bölgelerinde Çinli bankaların finanse ettiği yenilenebilir enerji projeleri de bulunuyor. Latin Amerika’da Çinli yatırımcı ve bankaların finanse ettiği 4080 MW kapasitede rüzgar enerjisi projesi bulunuyor. Çin önümüzdeki birkaç yılda Fildişi Sahilleri, Kenya, Gana ve Zimbabwe’de büyük güneş enerjisi projeleri finanse edecek.

ABD’de son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarına ciddi bir yatırım artışı yaşıyor fakat ABD’nin bu konuda Çin’i geçip küresel bir lider haline gelebilmesi için gelişmekte olan stratejik ülkelerde düşük faizli temiz enerji projelerini desteklemek zorundadır. ABD, Kenya’dan Hindistan’a, Vietnam’a kadar birçok ülkede yenilenebilir enerji projelerine daha hırslı bir ajanda ile girmelidir. Rüzgar ve güneş enerjisinin son yıllarda hızlı bir şekilde düşen maliyetleri temiz enerjiyi gelişmekte olan ülkelerde de çok cazip hale getirmektedir. Geçtiğimiz 10 yılda güneş enerjisi maliyetleri %75 oranında düşüş gösterdi. Rüzgar enerjisi maliyetleri ise %30 oranında düşüş gösterdi.

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte, yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmayı planlayan ülkelerle ciddi teknolojik iş birliğine girmelidir. Bu durum uluslararası arenada temiz enerji finansmanı konusunda Çin’e baskıları artıracaktır. Aynı şekilde, gelişmekte olan ülkeleri de temiz enerjiye geçiş ve iklim değişimi ile mücadele konusunda cesaretlendirecek, yatırımların önünü açacaktır.

Kaynak: “Why the United States should compete with China on global clean energy finance”, Brookings Institute

İndirmek için tıklayın

X